Back

4 Ocak 2013 

Vodafone Türkiye Şirketler Grubu’ndan Oksijen Ar-Ge Yerli İnovasyonu Yeni Merkezinden İhraç Edecek

Oksijen Ar-Ge, tüm birimleri ile İTÜ Arı Teknokent’teki yeni merkezinde!

Vodafone Grubu’nun 30’u aşkın ülkede 407 milyon abonesi için teknolojik inovasyonları üretmek üzere,“Küresel İnovasyon Merkezi” Oksijen Ar-Ge, artan kapasite ihtiyacı doğrultusunda operasyonlarını tek çatı altında topladı. Oksijen Ar-Ge, İTÜ Arı Teknokent’teki yeni merkezine taşındı.

Oksijen Ar-Ge’nin yeni merkezi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr.Tayfun Acarer ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray’ın katıldığı törenle açıldı. Çalışan sayısını son bir yılda yüzde 30 oranında artıran Oksijen Ar-Ge, 308 mühendisiyle dünyaya teknoloji ihraç etmeye devam edecek.

İki yıl önce Vodafone’un tüm dünyadaki operasyonlarına inovasyon hizmeti vermek üzere “Küresel İnovasyon Merkezi” seçilen Oksijen Ar-Ge, İTÜ Arı Teknokent’te 2,5 milyon TL’lik yatırımla hayata geçirilen yeni merkezine taşındı. Oksijen Ar-Ge’nin 2 bin 500 metrekarelik ve yeni merkezinin açılışını Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Dr. Tayfun Acarer ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray yaptı.

Vodafone Türkiye bünyesinde 2000 yılında kurulan ve tamamı Türk mühendislerden oluşan Oksijen Ar-Ge, operasyonlarını tek bir çatı altında topladı. Yılda ortalama 400 proje geliştiren ve Türkiye’den yurtdışına teknoloji ihraç eden Oksijen Ar-Ge, son bir yıl içinde istihdamını yüzde 30 oranında artırarak 308 çalışana ulaştı. Bugüne kadar 4 farklı merkezde faaliyet gösteren Oksijen Ar-Ge, çalışmalarını bundan böyle tek bir çatı altında gerçekleştirecek.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Dünyanın ekonomik varlığı giderek batıdan doğuya doğru kayıyor ve gelişmiş ülkelerdeki ekonomik ivme giderek azalırken gelişmekte olan ülkelerde ise ivme giderek artıyor. Ülkemiz ise bu sürecin tam ortasında yer alıyor. Bir taraftan dünyanın nüfusu orantısız bir biçimde artmaya devam ediyor ve doğal kaynaklar giderek daha kısıtlı hale geliyor.  Küresel rekabetin artmasıyla birlikte bu yeni dünyada verimlilik ve inovasyonun da önemli bir rol kazanıyor. Tüm iş dünyası ve ekonomiler daha fazla verimlilik ve inovasyon üretmeye konsantre oluyor. Mobil iletişim ve teknolojiler de ülke ekonomilerine ve işletmelerin ekonomisine bir çarpan etkisi sağlayarak inovasyon yarışında bir avantaj sağlıyor“ dedi.
Timuray yakın bir zamanda da YASED bünyesinde bilişim ve iletişim teknolojileri çalışma grubunun yaptığı rapora işaret ederek sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde bilgi ve iletişim sektöründeki her 1 puanlık büyüme ülkemizin GSYİH’sine 1.8 oranında çarpan etkisi yapıyor. Bu, gelişmekte olan ülkelerin üzerinde bir oran olarak gelişen ve dönüşen ekonomilerde bilişim ve mobil teknolojiler stratejik bir önem arz ettiğinin de kanıtı.
İnsanoğlu mobil iletişim teknolojilerini giderek daha fazla benimsiyor ve her geçen gün birbirine bağlantılı hale gelen bir dünyada yaşıyor. Mobil iletişim teknolojileriyle iş dünyası da mobilize oluyor, adeta önlerine bir m takısı alarak yeniden yapılanıyor. Mobil iletişimi işlerine entegre etmeleri sürdürülebilir stratejilerine katkı sağlıyor. Diğer taraftan bulut bilişim yeni bir kulvar açıyor. Sadece Avrupa Birliği’nde bulut bilişimi kullanmak suretiyle 2020 yılına doğru  gayri safi yurtiçi hasılada yüzde 25’lik bir büyüme ve verimlilikte yüzde 40’lık bir değer artışı sağlanacağı hesaplanıyor. Bir diğer önemli gelişme ise makineler arası iletişim. Önümüzdeki yakın gelecekte 50 milyar cihazın mobil iletişim ile birbirlerine bağlanacağı bekleniyor. Bu da data trafiğinde büyük artış olacağına işaret ediyor. Biz, mobil iletişim sektörü olarak bu değişen dünyaya hazırlanıyoruz. En önemlisi de ekosistemimizdeki paydaşlarımızla çalışarak ülkemizin katma değerli hizmetlerden daha fazla faydalanmasını sağlamak.
Oksijen Ar-Ge şirketimiz mobil iletişim inovasyonunda pek çok ilke imza atmış ve sadece Türkiye’de değil dünyada inovasyon konusunda kendisini tescil etmiş olması, bizim için bir gurur kaynağıdır.  Vodafone’a dahil olduktan sonra “Küresel İnovasyon Merkezi” seçilerek, lokasyon bazlı servisler konusunda “mükemmeliyet merkezi” olarak faaliyetlerine devam ediyor. Böylece, yalnızca Vodafone Türkiye için değil aynı zamanda Vodafone Grubu için de inovasyon üretiyor yani ülkemizden inovasyon ihraç edebilir bir konumda bulunuyor. Bu konum ile Oksijen Ar-Ge’nin sahip olduğu eko sistemindeki iş ortaklarına inovasyon alanındaki kabiliyetleriyle dünyaya açılma imkanı sağlıyor.Ayrıca, kurumsal müşterilerimize dünya çapında tescillenmiş bir inovasyon üssü Oksijen Ar-Ge ile katma değerli ürün ve servisler geliştirerek küresel rekabette avantaj sağlıyoruz. Oksijen Ar-Ge büyümeye, inovasyon ihracat etmeye devam edecek bu sayede bir kazan-kazan anlayışıyla beraberindeki eko sistemimizdeki tüm paydaşlarımız, çalışanlarımız ve müşterilerimiz kazanıyor olacak.”

BTK Başkanı Tayfun Acarer ise açılış töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“10 sene öncesinde sadece mobil operatör şirketi olarak tanıdığımız Vodafone, şu anda 308 tane Ar-Ge elemanı çalıştıran, mühendislerinin tamamı Türk olan ve yılda 400’den fazla proje üreten bir Ar-Ge merkezine sahip bir şirket haline geldi. Oksijen Ar-Ge’nin Vodafone grubu içerisinde küresel inovasyon merkezi olarak görülmesi takdire şayandır. Öncelikle Oksijen Ar-Ge’nin başarısı için takdir edilmesi gereken biri varsa o da Serpil Timuray’dır. Şu anki yönetimle birlikte Oksijen Ar-Ge Türkiye için bir gurur kaynağı haline gelmiştir. Türkiye’de Ar-Ge sektörü son 7-8 yılda büyük bir ivme kazanmıştır. Ar-Ge’nin bilişim sektörünün itici gücü olduğuna ve bilişim sektörünün de tüm sektörlerin itici gücü olduğuna inanıyorum. Türkiye’de Ar-Ge merkezlerinin aynı Oksijen Ar-Ge gibi şehir merkezlerinde ulaşımın kolay olacağı ve kalifiye elemanların daha kolay istihdam edileceği yerlerde olmalıdır. Oksijen Ar-Ge, Türkiye’de Ar-Ge’ye çok büyük destekler verdi. İnanıyorum ki desteği devam edecektir. Destek veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.”

Oksijen Ar-Ge Genel Müdürü Arda Özgün de şunları söyledi:

“Oksijen, bundan 2 yıl önce Vodafone Grubu’nun Küresel İnovasyon Merkezi seçildi. Böylelikle ürettiğimiz teknolojilerin kalitesini, mükemmelliğini global ölçekte tescillemiş olduk. Bu unvanı almak için çok çalıştık, birçok ilki gerçekleştirdik. SMS’e Türkçe karakterler kazandırılması ve GSMA standartlarına ilk bölgesel dil olarak kazandırılması, Türkiye’nin ilk hibrit tarife modeli, ilk ‘Ring Back Tone’ uygulaması, ilk MMS servisi, Avrupa’da ve Türkiye’deki ilk ‘Mobile Video Streaming’ ve ‘Ses Tanımalı Mobil Servisler’ uygulamaları, bu ilklerden sadece birkaçı. Global Ar-Ge merkezi olmamız sayesinde Vodafone’un 30’u aşkın ülkedeki 400 milyonun üzerinde abonesi için teknoloji üretiyoruz. Çoğu Türkiye ve dünya mobil iletişim piyasaları için yeni kapılar açan çözümlerimizi Vodafone’un faaliyet gösterdiği tüm ülkelere ihraç ediyor olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Sadece ürün değil, bilgi de ihraç ediyoruz. Vodafone Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olarak, Türkiye mobil iletişim sektörünün ufkunu genişletiyor, uluslararası inovasyon standartlarının belirlenmesine katkı sunuyoruz. Telekomünikasyon alanındaki yenilikçi alanlar olan M2M, NFC gibi konularda da inovatif servisler geliştiriyoruz. Yılda 400’ün üzerinde proje tamamlıyoruz. Yani ortalama olarak yılın her günü bir proje tamamlıyoruz ve bunlardan 100’ü büyük projelerden oluşuyor. Yani her gün yaklaşık 300 sayfalık bir kitap dolduracak kadar kod yazıyoruz. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz projeler, bundan sonra yaratacağımız bilginin ve yazacağımız kitapların teminatıdır diyoruz.”